Kadın, Pdf Hayratı, Sanat, Sinema, Sosyoloji

Kadınların Sınıfı – Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası

Aksu Bora’ nın, Kadınların Sınıfı – Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası kitabından yola çıkarak; kadınlar arasındaki ezen – ezilen ilişkisinden, sömürünün nesnesi haline gelmiş kadın ve sömürünün nesnesi haline geldiği halde ataerkil zihniyete sırtını dayamış kadından, görünmez kılınan emekten ve bu bağlamda Toz Bezi filminden söz edeceğim, buyursunlar.


Bu kitap, aslında bir doktora tezi olarak yazılmış, sonradan kitaplaştırılmıştır. Ayrıca, kitap bir saha araştırması niteliğindedir ve bu araştırma için ücretli ev hizmeti alanında ondördü çalışan, onüçü işveren, yirmi yedi kadınla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır.


Günümüz toplumunda, ekonomik büyümenin en önemli enstrümanlarından biri olarak kabul edilen beşeri sermayenin yaratılıp gelişmesinde en büyük etken, kadın emeğine aittir. Kadınların -üretime katıldığı ya da katılmadığı fark etmeden- “en önemli görevi” -yeniden üretimin bir parçası olan- ev kadınlığıdır. Kadının “doğasına” atfedilen bu sonucun doğurduğu bir diğer işlev ise temizlemek, düzenlemek ve düzeni korumaktır. Yani kadınlar için, eğitim, meslek, kariyer vs yeterli değildir. Kadının bir de “kadınlık” üzerine ihtisas yapması gerekir.


“Bizim dükkân 24 saat açık!” Ev kadınlığı, tatili, hastalık izni, emekliliği, mesai saati olmayan bir iştir. Ev dışında çalışanlar da dahil olmak üzere bütün kadınlar evde çalışırlar ve bu çalışmanın karşılığı yoktur. Çünkü ev işleri, kadın olmanın doğal bir parçasıdır. İşte bu doğallık, evde harcanan emeği görünmez kılar. Ev işlerinin “yeniden üretim” olarak etiketlenmesi de bu görünmezliği büyütür. Camları silmekle yemek yapmak, çocuklara bakmakla lavaboları ovmak aynı türden işler midir? Değilse, aradaki farkı nasıl kavramsallaştırabiliriz? Bu kavramsallaştırmayı kadınlar arasındaki farklılıkları tahlil ederken kullanabilir miyiz? (Tanıtım Bülteninden)


Butler’a göre cinsiyet, düzenlenmiş bir performanslar sistemidir. Davranışların doğru bir biçimde tekrarlanması üzerine bina edilmiştir. Kadın ve erkek, biyolojik olarak kolayca belirlenebilirken, toplumsal cinsiyet ise tamamen toplumun ürünüdür. Kişiler, toplumsal cinsiyet rollerini toplumsallaşma sürecinde kazanırlar. Bebeklikten itibaren çeşitli sinyallerle bu rolleri edinen bireyler, çocukluk döneminde cinsiyetin kültürel anlamlarını öğrenmeye başlarlar. Zamanla cinsiyet kavramı yerini statü belirleyici özelliği olan toplumsal cinsiyet kavramına bırakır.


Aksu Bora diyor ki: Erkeklik, kendini kadınlıktan farklılaştırırken, kadınlık, başka kadınlıklardan farklılaştırıyor. Kadınlar, kendi sınırlarını erkeklerle değil, başka kadınlarla çizebiliyorlar. Onlardan daha becerikli, daha güzel, daha fedakâr, daha namuslu, daha mazbut vs olarak. Yani cinsiyetçi sistem, kadınlar arasındaki muhtemel bir dayanışma ilişkisini ortadan kaldırmak üzere de işliyor.


Bir kadın, yanında çalışan bir ev işçisi kadınla ilişkisini kariyer, para vs üzerinden kurar, kadınlığını bu şekilde sınırlarken, ev işçisi kadın, diğerinden daha temiz, daha maharetli olması üzerinden kurabilir. Kadın ve “kadın” arasındaki ilişki dayanışma yerine rekabet olduğundan, ataerkil zihniyetin bu durumun etkisiyle gittikçe güçlenmesi kaçınılmaz oluyor.


İşte bu bağlamda Toz Bezi filmi, orta-üst sınıf semtlerde, ücretli ev hizmeti vererek hayatlarını idame ettirmeye çalışan iki Kürt kadını, Nesrin ve Hatun’un; yaşamla, erkeklerle ve sınıfla olan mücadelesini ele alırken, aynı zamanda çalıştıkları bu evlerde, temelini sınıf ve köken farklılığından alarak yeniden inşa edilen kadınlar arası ilişkilere yakın bir mercekten bakmamıza olanak sağlıyor.


Toz Bezi, mücadelenin yalnızca fabrikalarda çalışan erkek işçi sınıfından oluşmadığını; kapitalist ataerkil kuşatmada, hem ev içinde hem ev dışında, fazlasıyla sömürgeleştirilen, emeği görünmez kılınan kadınların da var olduğunu anlatıyor. Kadın işçilerin hikâyeleri, görünmez emeği yani ev işçiliğini görünür kılmaktaki derdi, Kürt sorunu ve kadınlar arası inşa edilen ilişkilere yaklaşımıyla izlenmesi gereken bol ödüllü bir film. Şuraya bırakıyorum:



Kadınların kendi arasında nasıl sınıflar oluşturabileceğine, bunun hiyerarşik bir düzen üzerinden ekonomik sermayenin kültürel sermayeyi nasıl oluşturduğuna değinen Aksu Bora’nın bu kitabını aşağıya pdf olarak bırakacağım, indirebilirsiniz.


Yasal olarak ev işleri katma değer üreten ekonomik faaliyet olarak kabul edilmeli ve kadınlara sosyal güvenlik sağlanmalıdır.


Görüşmek üzere.


Aksu Bora, Kadınların Sınıfı – Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası Pdf


Toz Bezi


İLGİNİ ÇEKEBİLİR:  Bir Garip İnsan: Pessoa