Gezi Notları

Varda Köprüsü

Adana merkeze yaklaşık 64 km uzaklıkta bulunan, Karaisalı İlçesi’nin Hacıkırı Köyü‘nde yer alan Varda Köprüsü (Alman Köprüsü), İstanbul – Bağdat – Hicaz Demiryolu Projesi kapsamında inşaasına 1907 yılında başlanan mühendislik harikası bir köprü.


Adana Tren İstasyonu’ndan 63 km uzaklıkta olan köprüye trenle de gidebilirsiniz. Bunun için Hacıkırı Tren İstasyonu’nda inmeniz yeterli.


1888 yılında ikinci Abdülhamit ile Alman imparatoru Kaiser Willham tarafından imzalanan sözleşmeyle birlikte Bağdat demiryolu hattı Almanlara verilmiş. Alman Deustche Bank’ın ayırdığı bütçeyle ancak 15 yılda tamamlanan bu tarihi köprünün en zor kısmı Toroslarda çıkınca Almanyadan getirilen mühendislerle hem mimari hem de mühendislik anlamında harikalar yaratıp bu koca köprüyü (Halk arasında Koca Köprü deniliyor.) yapmışlar.



Önce, sarp kayalıklar ve dağlık bölgenin uç kısmından köprü ayaklarını inşaatını devam ettirmelerine karşın, trenler keskin virajı alamayınca daha ileriye 200 metre derinliğinde ikinci bir köprü inşaatına baslamışlar. Hatta ilk köprünün ayakları halen görülebiliyor. Bknz.



Uzunluğu 222 metre, orta ayağın yerden yüksekliği 93 metre, iki büyük ayak arasındaki kemer genişlikleri 12’şer metre imiş. Köprü ayaklarının bakımı için her dört ayak içinde de bakım merdivenleri yapılmış vakt-i zamanında. Köprünün örgü taşları ve inşaat malzemeleri teleferik sistemi ile taşınmış. Demir, çimento gibi inşaat malzemeleri ise gemilerle Mersin’e oradan da deve kervanları ile Tarsus-Bucak üzerinden Hacıkırı’na taşınmış. Ayaklar yükseldikten sonra kemer iskeleleri ayakları yere değmeden, burada ilk defa yukarıda çakılmıştır.



Varda Köprüsü’nün / Viyadüğü’ nün iki büyük ayağı, doğu-batı istikametinde birbirlerinden sağa ve sola birer metre farkla yapılmış, yani aynı hizada değiller. Bu teknik viraj için yapılmış. Bağdat Demiryolları güzergahında bundan büyük ve yüksek köprü / viyadük yokmuş. Gerçekten çok yüksek, büyük ve büyüleyici.



VARDA ismine gelince: Rivayete göre; köprü ayakları inşa edilirken işçiler kendi aralarında anlaşmışlar, biri yukarıdan taş atıp saymaya başlayacak, alttaki tamam deyince de kaç saniyede düştüğünü hesaplayacaklarmış. Yukarıdaki saymaya başlamış, 1, 2, 3, 4, 5, düştü mü diye; altta ki “Var dahaa!” demiş, yukarıdaki saymaya devam etmiş, tekrar sormuş. Alttaki “Var daha, var dahaa!” demiş. Almanlar bağrışı duyunca koşup gelmiş ne olduğunu anlamaya çalışırken aşağıdakinin “Vardaaa vardaa” diye bağırışını duyunca köprünün adını Varda Köprüsü koymuşlar.



İsmi Varda olarak TCDD kayıtlarına geçen köprünün Alman kayıtlarındaki ismi GİAURDERE VİADUKT’tür. Yani, Gavurdere Viyadüğü’dür.


Köprü inşaatında çalışan 21 işçinin ve bir mühendisin ölümü bir dönem köprünün lanetli olduğuna dair söylentilere falan sebebiyet vermiş efem.



Tren raylarının karşı tarafına geçince yol yukarıdaki şekilde devam ediyor. Buralardan geçip yürüyebilir, ilerleyip doğayı keşfedebilirsiniz. Köprüyü gören bir yer bulup, oraya kurulup kitabınızı okurken trenin geçiş anını izlemek için bekleyebilirsiniz, ben öyle yaptım. Tren geçtiği esnada, “Ulan bu raylardan ne trenler, trenlerde ne insanlar, ne hikayeler gelip geçmiştir.” diye düşünüp dalmak çok güzel ama yürüyüş yorgunluğu ile güneşin altında gözlük ile sızıp kalmayınız. Sonra, yüzünüzde gözlük varken suratınıza tüp patlamış gibi gezmek zorunda kalmayınız (Yazar burada kendisinden bahsediyorsjhs).



James Bond serisinin Skyfall filminin 15 dakikasının burada çekilmesiyle köprünün popülaritesi artmış, dağcılardan başka kimsenin pek uğramadığı bu zorlu alana insanlar akın etmeye başlamıştır. O sahne neydi birlikte hatırlayalım ve çıkışa doğru ilerleyim.



Bir de tren geçiş görüntüsü ve köprünün güzelliğini bırakayım ki canlı izlemek için çıkıp gidesiniz. Fotoğraf çekilecek noktalar hep kayalık ve aşağısı uçurum, giderken tabanı kaygan ayakkabı tercih etmeyiniz efenim, lütfen dikkat ediniz. Görüşmek üzere.



*Bilgiler, A.Nadir İşisağ – “Belemedik Tarihi” kitabından alınmıştır.


İLGİNİ ÇEKEBİLİR:  Nat Geo Salomé