Etiket
Şemseddin Sami tarafından yazılıp 1889-1898 yılları arasında İstanbul’da yayınlanmış olan ve adı “Özel Adlar Ansiklopedisi” anlamına gelen “Kamus’ul A’lam”, tarihteki ilk Türkçe ansiklopedidir. Devamı İçin Tık Tık
İspanya, İran, Danimarka ve Türkiyenin, Almadóvar, Kiarostami, Lars von Trier, Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan gibi öne çıkan yaratıcı-yönetmenleri tarafından üretilmiş kadın merkezli filmlerin ortak özellikleri üzerine yetkin bir inceleme. Pekerman hikâyelerin merkezinde yer alan kadınlara odaklanıyor ve bu karakterlerin film mekânıyla kurduğu bağlara, Deleuze ve Guattarinin geliştirdiği şizoanaliz perspektifinden, “kadın – oluş” ve “azınlıksal” kavramlarının imkânlarından yararlanarak bakıyor.
Kürtlerin tarihi, acılı bir tarihtir. Hiç dinmeyen bir var olma mücadelesinin kan ve gözyaşıyla, aldatma, hile ve ihanetle iç içe ilerlediği yüzlerce yıllık bir tarih. Kürt İsyanları, tarihin en acılı kesitlerinden birini oluşturan bu tarihin kapısını aralıyor ve okuru tanıklığa çağırıyor. Büyük mücadeleler, büyük oyunlar, büyük ihanetler önümüze seriliyor.
İlginç bir kitap, Foucault ve arkadaşları bizlere 19. yüzyılda işlenmiş bir cinayetin anatomisini sunuyorlar. Kitabın ismi, Riviere’nin hapishanede tuttuğu günlüğünün ilk cümlesinden alınmış: “Annemi, kız kardeşimi, erkek kardeşimi katleden ben, Pierre Riviére.” Riviere ilginç bir adam, aşırı zeki mi deli mi yoksa bir cani mi, okuduktan sonra siz karar verin. Fukocuğumun zayıfların ve kaybedenlerin, akıl hastalarının ve sapkınların hayatlarını anlamaya doğru çıktığı düşünsel yolculuğunun en önemli uğraklarından biri bu kitap.
Metropoldeki Kürt kadınını çözümlemek ve anlatmak ancak Kürt toplumunu, Kürt insanını tarihsel, ulusal, toplumsal ve ekonomik olarak irdelemekle mümkün olmakla birlikte; genel olarak kadını tüm tarihsel boyutlarıyla anlamak, toplumsal işlevi ve sorunlarını bilince çıkarmak, özelde Kürt kadınını anlamak ve toplumsal, siyasal konumunu belirlemek için ön koşuldur. Devamı İçin Tık Tık