Kategori

Felsefe

Felsefe, Pasajlar, Psikoloji

Diderot Effect (Diderot Etkisi), Eski Sabahlığım İçin Pişmanlık

Satın aldığımız her şeye gerçekten ihtiyacımız var mı? İmkanlarımız dahilinde hatta imkanlarımızı zorlayarak yeni ürünler almaya, teknolojik aletleri en son sürüme yükseltmeye ve hayatımızı ihtiyacımız olmayan şeylerle doldurmaya devam ediyoruz. Modern tüketim, “kendimizi sahip olduğumuz şeyleri kullanarak tanımlamamıza”, bir nevi meta fetişizmine, sahip olduğumuz eşyaların kişiliğimizi ve toplumdaki yerimizi yansıttığı yanılgısına neden oldu. Devamı İçin Tık Tık

12 Yorum
Felsefe, Psikoloji, Röportaj, Sosyoloji

İlişkisel Olan Duygunun Politik İçerimleri Konusunda Neler Söyleyebiliriz?

Spinoza’nın tanımına göre duygu, birbirlerine daima eşlik eden “etkileme ve etkilenme kapasitesi”dir, başkalarına ve başka durumlara ya da olaylara bağlanma tarzlarıyla ilgilidir. Spinoza’nın yaptığı gibi, duyguyu bir etkileme ve etkilenme kapasitesi olarak tanımladığımızda, doğrudan ilişkisel bir kavram olarak görmeye başlarız. Zira, duygu, etkilenmeye açık olması itibariyle ilişkiseldir, toplumsaldır. Duygudan bahsetmeye başladığımız anda, ilişkisel karşılaşmanın politik boyutu içinde buluyoruz kendimizi. Irk, toplumsal cinsiyet ve cinsellik arasındaki kesişmelerden yola çıkarak Özkan Günaydın, Ciwan Ayaz, Necat Zivingî ve Janya Kurmanchyan’a sordum: İlişkisel olan duygunun politik içerimleri konusunda neler söyleyebiliriz? İşte cevaplar: Devamı İçin Tık Tık

7 Yorum
Felsefe, Kurdî

Ma Heidegger Nazî bû?

Di sedsala 20. de felsefevanê ku wekî herî girîng dihat qebûlkirin, Martin Heidegger, ma ew Naziyek bû? Di wextê rektoriya xwe de çi pêk anî, xwest çi tiştan pêk bîne? Heideggerê îdeolog, Heideggerê felsefevan xist bin bandora xwe yan na?


Devamı İçin Tık Tık

12 Yorum
Felsefe, Pasajlar

Umutsuzluğa Düşme Cesareti

İnsan her zaman insan olma halindedir; dolayısıyla, her zaman insandan başka bir şeydir; hayvandır. Felsefe, akademik bir disiplin değil, insanın, durmaksızın gerçekleşen ve insan türünün insanlığını ve insandışılığını belirleyen bu olaya göre kendisini değerlendirmesinin bir yoludur.  Devamı İçin Tık Tık

Yorum Yap
Felsefe, Misafir Ol Gel Bana

Rus Devriminde Deneysel Yaşam ve Ütopyacı Vizyon

Merhaba arkadaşlar, yeni bir kitap tanıtımı ile beraberiz. Bu bir kitap analizi değildir. Bu kitabın analizini yapabilmek için derin ve yakın okuma yaklaşımıyla değerlendirmek gerekir. Ancak bu işin çok fazla emek isteyen bir süreçle ortaya çıkabileceği fikrindeyim. Sel Yayıncılık tarafından yayınlanan, Richard  Stites’in Devrimci Hayaller: “Rus Devriminde Deneysel Yaşam ve Ütopyacı Vizyon”  adlı kitabında Bolşevik İhtilali’nin en taze günlerinde ortaya çıkan ütopik sosyalist hareketler anlatılmıştır.


Devamı İçin Tık Tık

15 Yorum
Felsefe, Kadın

Cinsiyetlendirilmiş Sevgi

Kadın cinayetlerinin korkutucu boyutlarda artış gösterdiğinin ayırdına ilk varıldığı günlerde, kadın hareketinin protesto eylemlerinde sıkça kullandığı oldukça etkili bir slogan doğmuştu: “Erkeğin sevgisi her gün üç kadın öldürüyor!” Bu slogan, artık üçüncü sayfadan manşetlere taşınmaya başlamış cinayet haberlerine dair istatistiklerden ve katillerin beyanlarının ortaklaştığı bir ifade biçiminden yola çıkıyordu. O günden bu yana istatistiklerde bir azalma olmadı belki ama katillerin cinayetlerden sonra söyledikleri hala birbirine şaşırtıcı derece benzerdi: “Karımı seviyordum, sevdiğim için öldürdüm…” Devamı İçin Tık Tık

Yorum Yap