Kategori

Sinema

Korkoro, Sinema

Leyleğin Çocukları, Je Suis ne d’une Cicogne

Filmde; yasa ve devlet, bir eve haciz için gelen polis ve mübaşirin temsilliğinde uzatmaya hiç gerek görülmeden kısaca tanımlanır. Disiplin ve denetim toplumunun ciddi, gergin, duygusuz yüzünün mekanizması birtakım anarşist çekiç darbeleriyle gevşetilip gülünçleştirilir. Verili düzene karşı üç işsiz genç tarafından düzensiz bir ayaklanma başlatılmadan evvel, iş sahibi ve düzene ayak uydurmanın sıkıntı, stres ve mutsuzluk ürettiğinin altı çizilir. Böylece film bir bakıma aylaklığa övgüdür. Ancak bu aylaklığın ilkesi eylemsizlik değil, aksine fark olumlandığından meta, sömürü ve yabancılaşma üretmeyen eylemdir.


Devamı İçin Tık Tık

3 Yorum
Kadın, Pdf Hayratı, Sanat, Sinema, Sosyoloji

Kadınların Sınıfı – Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası

Aksu Bora’ nın, Kadınların Sınıfı – Ücretli Ev Emeği ve Kadın Öznelliğinin İnşası kitabından yola çıkarak; kadınlar arasındaki ezen – ezilen ilişkisinden, sömürünün nesnesi haline gelmiş kadın ve sömürünün nesnesi haline geldiği halde ataerkil zihniyete sırtını dayamış kadından, görünmez kılınan emekten ve bu bağlamda Toz Bezi filminden söz edeceğim, buyursunlar. Devamı İçin Tık Tık

6 Yorum
Cinsellik, Sanat, Sinema, Sosyoloji

The Lobster, Michel Foucault’nun Özne ve İktidar Perspektifinden Filmin İncelemesi

Bir şey hissetmediğiniz halde hissediyor gibi yapmak mı zordur yoksa bir şey hissettiğiniz halde hissetmiyor gibi yapmak mı?


Yorgos Lanthimos’un yönetmenliğini üstlendiği 2015 yapımı The Lobster filmi, yakın bir gelecekte gerçekleşeceği varsayılan distopik toplum yapısını sürreal bir tarzda kurgulamakta ve bireyin mevcut sistem içerisinde iktidara karşı yaşadığı baskılanma duygusunu konu edinmektedir. Filmin evrenini üç farklı mekân oluşturmaktadır; modern toplum bireylerinin yaşadığı “kent”, modern toplumu benimsemeyen kaçakların yaşadığı “orman” ve bireyleri modern topluma adapte etmek üzere bir eğitim kampı işlevi gören “otel”.


Devamı İçin Tık Tık

10 Yorum
Korkoro, Sinema

Luke’un Gülüşü

Hapisaneler, devlet işleyişinin en katı ve en açık göstergesidir. Dışarısı çok daha karmaşıktır, bu karmaşıklığın parlaklığı, devletin toplum üzerindeki baskısını gözden kaçırmamıza neden olabilir. Bu sebeple hapisaneler, toplum içinde her zaman kaçınılması gereken yerler olarak görülür ve her zaman gözden uzak, şehrin dışında inşa edilirler. Hapisanelerin müdürleri, psikologları, gardiyanları, gözetleme kuleleri, hücreleri ve katı kuralları vardır. Devamı İçin Tık Tık

2 Yorum
Sinema

Kapsamlı Film Listesi

Efenim, merhabalar. Deleuze ne demiş, “Sinemayı yapanlar biz değiliz, bize kötü bir film gibi görünen dünyadır.” Pandemi yüzünden sosyal birçok aktivitemiz sekteye uğramışken, yaşadığımız bu yıl, bizlere kötü bir film gibi gelirken, sizler için epey kapsamlı bir film listesi derledim. Devamı İçin Tık Tık

2 Yorum