Etiket

Pasajlar

Edebiyat, Pasajlar

Kara Koyun

Bir zamanlar herkesin hırsız olduğu bir ülke vardı. Geceleri herkes bir fener ve levye ile silahlanıp komşularının evine girerdi. Tan ağarırken çuvalını doldurmuş geri döndüğünde kendi evinin de soyulmuş olduğunu görürdü. Böylece herkes uyum içinde yaşardı, kimsenin durumu çok kötü değildi. Biri birini, o öbürünü soyar, böylece son insana kadar gelinir, sonuncu da o birinciyi soyardı. Bu ülkede ister sat, ister al sahtekarlık demekti.


Devamı İçin Tık Tık

4 Yorum
Edebiyat, Pasajlar, Resim, Sanat

Zweig’ın Frued’u Son Ziyareti ve Dali

Hayatı boyunca bilim dünyasına büyük saygınlık kazandırdığı ülkesinden kaçıp Londra’ya sığınan bu adam, yıllar içinde iyice yaşlanmıştı ve çok da hastaydı. Ama hiç de öyle bitkin ve beli bükülmüş bir hali yoktu. Viyana’da başından geçen bunca işkenceden sonra, korkmuş ve hayata küsmüş bir insanla karşılaşacağımdan biraz korkmuştum. Ama onu her zamankinden daha rahat, hatta daha da mutlu gördüm.


Devamı İçin Tık Tık

8 Yorum
Felsefe, Pasajlar

Umutsuzluğa Düşme Cesareti

İnsan her zaman insan olma halindedir; dolayısıyla, her zaman insandan başka bir şeydir; hayvandır. Felsefe, akademik bir disiplin değil, insanın, durmaksızın gerçekleşen ve insan türünün insanlığını ve insandışılığını belirleyen bu olaya göre kendisini değerlendirmesinin bir yoludur.  Devamı İçin Tık Tık

Yorum Yap
Pasajlar, Psikoloji

Sıkıntı Var!

“Cansıkıntısıyla dinleniyorum ancak,” derdi. “Sıkılırken dinlendiğimi anlamıyorum. İçimin yeni heyecanlar için dolduğunu hissetmiyorum. Fakat, bilmeden yeni yaşantılara hazırlıyorum kendimi. İçimde bir Selim ölürken kalan bütün gücüyle yeni bir Selim yaratıyor.” Oğuz Atay, Tutunamayanlar, s. 392


50’li yıllarda ABD’de, beyaz orta sınıf ev kadınları, evlerinde güçlü bir sıkıntı duygusu ile baş etmeye çalıştıklarını dile getirdiler. Ürünleri çeşitlenmekte olan tüketim toplumu kadınların işlerini azaltmayı vaat etmesine rağmen rutin ev işleri ile bıkkın kadınlar, sıkıntı kelimesini sıklıkla telaffuz ediyorlardı. Devamı İçin Tık Tık

6 Yorum
Pasajlar

Ahmaklar Gemisi

Bir zamanlar, bir geminin kaptan ve zabitleri kendi denizciliklerini çok beğenir ve kendilerine çılgınca hayran olurlardı. Gemiyi kuzeye çevirdiler ve tehlikeli buzullarla karşılaşıncaya kadar yol aldılar. Kendilerine yalnızca denizcilikteki ebedi başarılarını gösterme fırsatı vermek için kuzeye doğru çok daha tehlikeli sularda yol almaya devam ettiler.


Devamı İçin Tık Tık

6 Yorum
Edebiyat, Pasajlar

Kafa Yoksulluğu

Gazete okurken, birileriyle konuşurken, anlatılan, iletilen acılar, kötülükler, cinayetler karşısında içi oynaması gerektiğini duyduğu halde gönlünden herhangi bir kıpırtı, herhangi bir ürperti geçmeyenler vardır: Bundan ötürü kaygı duyarlar. Kimi ise herhangi bir şey duyması gerektiğini de düşünmez, herhangi bir şey de duymaz; bundan ötürü kaygılanmaz; kaygılanmayı anlayamaz. Taş yürekli filan değildir bu insanlar; imgeleme güçleri, kendi dertlerinden, acılarından, gözle görüp elle dokunabildiklerinden ötesine erişmemektedir, o kadar. Devamı İçin Tık Tık

Yorum Yap