Kategori

Psikoloji

Mitoloji, Psikoloji, Resim, Sanat

Fernand Khnopff, Caress of the Sphinx ve Oidipus Kompleksi

Merhabalar, bugün sizlere enteresan bir ressam, enteresan bir tablo ve enteresan bir konudan söz etmek istiyorum. Fernand Khnopff‘ un The Caress (Kucaklama) ya da Caress of the Sphinx  tablosundan söz etmeden evvel sizlere Oidipus Kompleksi’nden, bunun mitolojideki yansısından kısaca söz etmek istiyorum. Yazı sonunda neden buradan başladığımı hep birlikte anlayacağız, buyursunlar. Devamı İçin Tık Tık

16 Yorum
Pasajlar, Psikoloji, Sosyoloji

Loculus, Mülkiyetin Bireysel Mekanları

Çanta, sandık, çekmece gibi küçük, mahrem ve son derece bireyselleştirilmiş nesneler, mülkiyet kavramı hakkında bize neler söyler? Bu yoğun mülkiyet formlarına sahip eşyalar çoğunlukla değersiz ya da sadece düşük emtia değerine sahiptir, kullanım değeri de azaldıkça azalır. Son derece bireyselleştirilmiş alanlarda muhafaza edilirler; teşhir edildiklerinde de özenle ve koruna koruna teşhir edilirler. Tüm bunların gösterdiği şey “eşyalara duyulan belirli, neredeyse büyülü bir ilişkinin sırrı”, sadece tek bir insanın ve onun eşyalarının birkaçı için gerekli olan bir mahremiyet, kullanım zorunluluğu ve bir tür fetişleştirmedir. Devamı İçin Tık Tık

Yorum Yap
Pasajlar, Psikoloji

Sıkıntı Var!

“Cansıkıntısıyla dinleniyorum ancak,” derdi. “Sıkılırken dinlendiğimi anlamıyorum. İçimin yeni heyecanlar için dolduğunu hissetmiyorum. Fakat, bilmeden yeni yaşantılara hazırlıyorum kendimi. İçimde bir Selim ölürken kalan bütün gücüyle yeni bir Selim yaratıyor.” Oğuz Atay, Tutunamayanlar, s. 392


50’li yıllarda ABD’de, beyaz orta sınıf ev kadınları, evlerinde güçlü bir sıkıntı duygusu ile baş etmeye çalıştıklarını dile getirdiler. Ürünleri çeşitlenmekte olan tüketim toplumu kadınların işlerini azaltmayı vaat etmesine rağmen rutin ev işleri ile bıkkın kadınlar, sıkıntı kelimesini sıklıkla telaffuz ediyorlardı. Devamı İçin Tık Tık

6 Yorum
Felsefe, Psikoloji

Like ya da Amin Kapitalizmi

“İstediğim şeyden koru beni.” Jenny Holzer


Byung-Chul Han, dijital ortamın sunduğu özgür dünyayı başlı başına bir yanılsama ve gönüllü kölelik olarak görüyor. Örneğin, sosyal medyanın ifade özgürlüğünü genişlettiği konusu. Yazara göre asıl gerçek hiç de öyle değil. Dünyadaki büyük güçler sosyal medyayı halkı izlemek, eğilimlerini takip etmek ve yönlendirmek için kullanıyor: “Bugün her tıklamamız, arama amacıyla girdiğimiz her kavram kayda geçirilir. İnternetteki her adımımız gözlenir ve kaydedilir. Hayatımız tümüyle dijital ağa yansır. Dijital genel görünümümüz kişiliğimiz, ruhumuz hakkında son derece doğru bir iz bırakır, belki de olduğumuzu sandığımız kendimizden daha doğru ya da daha eksik bir iz.” Devamı İçin Tık Tık

2 Yorum
Misafir Ol Gel Bana, Psikoloji

“Kitleler Psikolojisi” Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

Gustave Le Bon’un  adı sıklıkla duyulmuş kitabı “Kitleler Psikolojisi”ni elime aldığımda, “1895 yılında yazılmış bu kitaptan ne öğrenebilirim ki?” diye düşünmedim değil. Aradan 120 yıldan fazla bir zaman geçmiş, ancak siyaset felsefesi, siyaset psikolojisi gibi alanlarda ne kadar hızlı gelişmeler yaşanırsa yaşansın kitlelerin psikolojilerinde bazı şeyler değişmemiştir. Değişimin temel bir gerçeklik olduğu tartışılmaz iken bunu nasıl iddia edebilirim? Buyrun, Le Bon’un Kitleler Psikolojisi kitabını değerlendirmeye geçelim.


Devamı İçin Tık Tık

28 Yorum
Pdf Hayratı, Psikoloji

İnsanın Anlam Arayışı

20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından olan Viktor Emil Frankl nöroloji ve psikoloji profesörüdür. 1943 yılında karısı, babası, annesi ve kardeşi ile birlikte Nazi subaylarınca tutuklanarak ölüm kampları olarak anılan toplama kamplarına nakledilmişlerdir. Dört yıl boyunca ailesine kavuşabilme umuduyla yaşayan Frankl, hürriyetine kavuştuğunda kız kardeşi dışında tüm aile bireylerinin gaz odalarında öldürüldüğünü öğrenir. Devamı İçin Tık Tık

Yorum Yap