Genel, Psikoloji

Batık Maliyet/Bedel Sendromu (Sunk Cost Syndrome)

Her gün zihinsel ve fiziksel sağlığımızı etkileyen birçok karar alıyoruz. Bu kararların her biri, şüphesiz, hem anlık hem de zamansal olarak çok sayıda değişkenden etkileniyor. Yangında ilk kurtarılacak olan, duygularımız. Onlara halel gelmesin, rahatsızlık hissi bünyemizi sarmasın diye, düşüncelerimizi manipüle etmeye, gerçek ve doğrudan vazgeçmeye, her an ve farkında bile olmadan razıyız. Peki ama neden?


Devamı İçin Tık Tık

22 Yorum
Edebiyat, Genel, Pasajlar

Harold Pinter

1958’de şu satırları yazmıştım: “Gerçek ile gerçek olmayan arasında kesin bir ayrım yoktur, doğru ile yanlış arasında da. Bir şeyin ille ya doğru ya yanlış olması gerekmez; aynı anda hem doğru hem yanlış da olabilir.” Bu sözler bugün de bana anlamlı geliyor ve sanat yoluyla gerçekliği ararken hala geçerli olduklarını düşünüyorum. Devamı İçin Tık Tık

2 Yorum
Edebiyat, Pdf Hayratı, Şiir, Tarih

Haziranda Ölmek Zor, Hasan Hüseyin Korkmazgil

Hasan Hüseyin Korkmazgil, sanatını yaparken halktan hiç bir zaman kopmamış Toplumcu Gerçekçi Akımın değerli bir şairidir. Yaşamı boyunca muhalif çizgisinden ötürü zorluklar çekmiş, çeşitli bedeller ödemiştir. 1979 yılında kaleme aldığı “Haziranda Ölmek Zor” adlı şiiri, kendi gibi TMY’nın 141 ve 142 maddelerinden yargılanmış diğer şair arkadaşları; Orhan Kemal, Nazım Hikmet anısınadır.


Devamı İçin Tık Tık

8 Yorum
Resim, Sanat

Alexandre Cabanel ve Fallen Angel Analizi

Merhabalar. İnsanlık tarihinin tüm dönemeçlerinde “kötülük sorunu”, kültürel belleğin meselesi olmuştur. İnsanlık, savaşlarda ve doğal felaketlerde, delilik ve cinnet anlarında veyahut sosyal adaletsizliğin yarattığı radikal yıkımlarda bir “kötülük kişileşmesi” olmadan çok az yol alabilmiştir. “Mutlak kötülük” düşüncesini besleyen ilk örneklerden biri de “İblis veya Şeytan”dır.


Devamı İçin Tık Tık

14 Yorum
Pasajlar, Sosyoloji

Sıradanlığın Müstehcenliği

Gerçekliğimizin tamamı deneysel hale geldi. Nihai bir yazgının yokluğunda, modern insan kendi üzerinde sınırsızca deney yapmaya mahkûm. Ancak her şeyin teşhir edildiği noktada (Biri Bizi Gözetliyor’da, reality-show’larda vs.) idrak ederiz, görülecek hiçbir şeyin kalmadığını. Her türlü hedefin aksine, sıradanlıkların, sıfır derecesinin aynasında, ötekinin kayboluşunun kanıtı saklıdır; hatta insanların esasen toplumsal varlıklar olmadıklarının kanıtıdır bu ayna. Bir hazır-nesnenin eşdeğeri – gündelik hayatın, zaten hakim modellerle kotarılmış bir hayatın, olduğu gibi başka yere nakledilmesi. Kontrol ekranında kapalı devre imal edilmiş sentetik bayağılık.


Devamı İçin Tık Tık

2 Yorum